26 Nisan 2018 Perşembe

Domatesli Tel Şehriye Çorbası

Domatesli Tel Şehriye Çorbası
Malzemeler:
Bir su bardağı tel şehriye
Bir kaşık tereyağı
Bir kaşık zeytinyağı
Bir yemek kaşığı domates salçası
10 su bardağı kaynar su, tavuk veya et suyu
Bir yemek kaşığı kuru nane
Tuz

Yapılışı:
Yağları tencereye koyarak, hafif ateşe alın. Tereyağ eriyince salçayı eklenyin. Salça kokusu çınana kadar karıştırarak, yağı ve salçayı yakmadan biraz kavrun.

Kaynar su, tavuk veya et suyunu ekleyin. Kaynamakta olan çorba suyuna şehriye ve tuzu eklenerek, kısık ateşte kendi halinde kaynamaya bırakın. Ara sıra karıştırarak, şehriyelerin dibine tutmasını önleyin. Pişmeye yakın nane ekleyin. Beş dakika da bu şekilde kaynatıp çorbayı ateşten alın. Limon suyuyla servis edin.

Afiyet olsun. :)

Kıymalı Fırın Böreği (Çok Kolay, Hızlı, Kıyır Kıyır)

Kıymalı Fırın Böreği (Çok Kolay, Hızlı, Kıyır Kıyır)

Zamanınız kısıtlı mı? Öyle süslemeyle, döşemeyle, şekil vermeyle uğraşmak istemiyor musunuz? 
İşte size çok kolay hazırlayabileceğiniz ve bir o kadar da severek yiyebileceğiniz börek tarifi!

Malzemeler:
Üç adet el yufkası
1,5 çay bardağı sıvı yağ
İçi için kıymalı harç
Üzeri için susam, çörek otu (isteğe bağlı)

Yapılışı:
Fırınınızı 200°C'de ısınmaya bırakın.

İki yufkanın arasına yarım çay bardağı sıvıyağ gezdirerek üst üste dizin. İkinci yufkanın üzerine, kıymalı harcı yayın. Üçüncü yufkayı da bunun üzerine serin. Yarım çay bardağı sıvı yağ gezdirin. 

Daire şeklindeki yufkaları bu halde dört kenarından bir miktar içe katlayarak bir kare elde edin. Bu karelerin karşılıklı iki kenarını, içindeki harcı dağıtmadan ve şekli bozmadan bir çabuk içe doğru katlayın. Sonra birer kez daha katlayarak, tam sınır olacak şekilde ortada buluşturun.

Çiğ haldeki böreği, ortada oluşan sınır çizgisi boyunca  kesin. Elde ettiğiniz iki parça böreğin her birini tekrar ikiye bölün. Böylece dört büyük parça elde etmiş olacaksınız. Bunları dağıtmadan yağlı pişirme kağıdına yerleştirin. Kalan yağı üzerlerine sürün ve isterseniz susam ve çörekotu serpiştirin. Sıcak fırında 15-20 dk kadar pişirin. Fazla soğutmadan doğrayarak servis yapın.

Not: Kıymalı harç miktarı size bağlı. Çok içli sevenler fazla, az içli sevenler az miktarda kullanabilir. Ayrıca kıymalı harç yerine arzu ettiğiniz ya da elinizin altında bulunan başka çeşit börek harcı da kullanabilirsiniz.

Afiyet, bal, şeker olsun! 

Kıymalı Fırın Böreği (Çok Kolay, Hızlı, Kıyır Kıyır)


25 Nisan 2018 Çarşamba

Damalı Kek


Damalı Kek

Ne çeşit olursa olsun, kek pişirmeyi çok seviyorum. Yemeyi de. Bununla birlikte, hazırlarken en fazla eğlendiğim kek, damalı kek diyebilirim. Bir çeşit bulmaca gibi hazırlanan bu keki, çocuklarımın doğum günlerinde de bir kaç kez kullandım. Dışından anlaşılmayan ve kek kesildiğinde, kutunun içinden bilinmeyen güzel bir sürpriz gibi ortaya çıkan damalı kek dilimlerini görmek bana çok keyif veriyor. 

Damalı Kek

Damalı KekBu keki hazırlamak için önce elinizde kakaolu ve sade olmak üzere, aynı ölçülerde hazırlanmiş iki pasta keki veya pandispanya olması gerekli. Ayrıca keklerden iç içe halkalar el de etmek üzere düzgün şekilde kesebilmek için birbirini takip eden ölçülerde yuvarlak kalıplara ihtiyacınız olacak. Ben bunun için resimde gözüken tabakları kullandım.

Damalı KekÖncelikle her bir keki düzgün bir şekilde enine ikiye bölün. Elde ettiğiniz dört kek parçasının her birini dıştan içe doğru başlamak üzere tabaklar yardımıyla keserek halkalar elde edin. Elde ettiğiniz halkaları bir kakaolu bir sade olarak tekrar iç içe dizin. İlk kek katmanınız kakaolu halka ile başlamışsa, ikincisi sade kek halkası ile başlamalı. Böylece kakaolu kek halkasıyla  başlayan iki, sade kek halkasıyla başlayan iki adet olmak üzere dört kek katmanı elde etmiş oluyorsunuz.

Damalı Kek
Bunları hazırladıktan sonra sıra kek katmanlarını birleştirmeye geliyor. Burada dikkat edilmesi gereken, dört katmanı üst üste koyarken, en alta koyduğunuz kek tabanı sade kek halkasıyla başlamışsa, üzerindeki halkanın kakaolu halka ile başlaması. Böylece her bir kakaolu kek halkasının üzerine sade, sade kek halkasının üzerine de kakaolu halka gelmiş olmalı.

Aynı mantık, gerideki iki katmanı bunların üzerine yerleştirirken de geçerli. Ancak kek katmanlarını üzt üste dizmeye geçmeden önce, bunları birbirine yapıştırmak ve son kertede kekin üzerini kaplamak üzere yeterli miktarda pastacı kreması veya puding hazırlamanız gerekli. Bu ölçüdeki bir pasta için en az bir lt sütten hazırlanmış mikarda puding ya da krema hazırlamanızı öneririm.

Pudingi vanilyalı veya çikolatalı olarak hazırlayabilirsiniz. Fakat vanilyalı puding tüm katmanları daha belirgin gösteriyor. Bunu yukarıdaki iki damalı keki karşılaştırarak da anlayabilirsiniz. İlk resimde çikolatalı, ikinci resimde vanilyalı puding kullandım.

Ayrıca pandispanya değil, pasta keki kullanacaksanız, keki yumuşacık yapmak için her katmanı bir kepçe kadar sütle ıslatmanız gerektiğini de hatırlamak isterim.

Kek katmanlarını birleştirdikten sonra, sıra pastayı süslemeye geliyor. Ben kalan pudingi kekin üzerine döküp onu süslemeyi tercih ediyorum. Ama yaratıcılığın ve zevkin sınırı yok. Siz istediğiniz şekilde hazırlayabilirsiniz.

Hepinize mutlu sağlıklı günler dilerim.

Var'olun!










20 Nisan 2018 Cuma

Tam Ölçülü Yumuşacık Pandispanya (Sponge Cake)


Bu günkü tarifim oldukça kolay.

Malzemeler:
6 yumurta
180 gr elenmiş un
180 gr şeker
Bir paket vanilya
Bir fiske tuz

Yapılışı:
Kalıbınızı yağlayın ve unlayın. dilerseniz kelepçeli kalıp içine fırın kağıdı yerleştirin. Fırınınızı 180°C'ye ayarlayarak ısınmaya bırakın.

Yumurtaların aklarını ve sarılarını, sarılar yumurta aklarına bulaşmayacak şekilde ayırın. Bu kez usulü biraz değiştiriyoruz. Her zaman yumurta aklarıyla çırptığımız şekeri, bu kez yumurta sarıları ve vanilyayla, koyu krema kıvamını alıncaya kadar çırpın.

Diğer yanda yumurta aklarıyla bir fiske tuzu traş köpüğü kıvamına gelinceye kadar çırpın. Krema kıvamına gelen yumurta sarılarını ve elenmiş unu, traş köpüğü kıvamındaki yumurta aklarına ekleyerek, spatula ve tahta kaşıkla, karışımı söndürmeden, fakat yeterince karışacak şekilde alt üst edin.

Karışım homojen bir hal alınca, hazırladığınız kek kalıbına aktarın. Hamuru spatula ile ortadan kenarlara doğru çekere biraz yayın. Tepsiyi tezgaha bir kaç kez yumuşak hareketlerle vurarak, kabarcıkları çıkarın. Sıcak fırına sürün ve 30 dk kadar alt üst kızarıncaya kadar fırının kapağını açmadan pişirin.

İçi de tamamen pişen pandispanyayı fırından alın. Soğuyunca kalıptan çıkarın ve istediğiniz şekilde süsleyerek pastanızı hazırlayın.

Afiyet olsun.

19 Nisan 2018 Perşembe

Türk Kahvesi Yapmanın Püf Noktaları

Türk Kahvesi Yapmanın Püf Noktaları

14-15 yaşlarındayım. O güne kadar hiç kahve pişirmemiş, hatta merak dahi etmemiştim.  "Hadi!" dedi Arkın Abi'm. "Bana bir fincan kahve yap." Herşeyi çok bilen ben, "Kahve yapmayı bilmiyorum. Hiç yapmadım." demeyi kendime yakıştıraramadım.Mutfağa geçip "Nasılsa yaparım." deyip kolları sıvadım. Su ve kahveyi karıştırıp, bir güzel kaynattım. Köpük möpük yok tabii. "Arkın Abi, köpüksüz oldu." deyip önüne koydum. "Bilmemek ayıp değil Sema, öğrenmemek ayıp." dedi gülerek. Allah'tan şekersiz içiyordu da, en azından o sorun olmadı. Çünkü şekerli içseydi, büyük ihtimalle onu da doğru ölçemeyecektim.

Bu olay bile beni kahveye yakınlaştırmaya yetmedi. Oysa ki, misafir odamızdaki büyük vitrin, değişik ebatlarda, özel kahve fincanlarıyla süslüydü. Ben en çok annemin halasının hediyesi olduğunu hep aynı sevinçle anlattığı, şimdi kullandığımız kahve fincanlarından daha küçük, dışı koyu kahverengi, içi beyaz olan, altında "China" yazılı incecik porselen fincanları severdim. İkinci sırada uzun zaman yalnızca bizim evde olduğunu zannettiğim, daha sonra başka evlerde de görünce, sanki kendi fincanlarımızı görmüş gibi mutlu olup ev sahibiyle bu yüzden sıcak bir bağ kurduğum, çok daha büyükçe, sarı-pembe arası parlak bir renge sahip "sütlü kahve fincanları" gelirdi. :))

Annem arkadaşlarıyla kahve içmeye bayılırdı. Şen şakrak kahkahalar arasında yapılan sohbetlerde Ayşe Hanım fal da bakardı. Bize hiç bakmadı. "Fal diye bir şey yoktur kızım." derdi. Ama yine de "Ayşe Hanım, senin fal çıktı." deyip, ikinci bir fal baktırmaya gelen komşularının isteklerini kırmazdı. 

Benim kahve yapmayı öğrenmem de, pek çok şeyde olduğu gibi yine annem sayesinde oldu. Nasıl mı? Vallahi direk sordum. "Anne, kahveyi nasıl yapıyorsun?" :)) O da anlattı. Hepsi bu. Ama öyle hemen olmadı. İyi kahve yapmam yıllarımı aldı. Tam öğrenmişken, kahve makinaları çıktı. Hahhahh! Ama yok. Onunla bile iyi kahve yapmak o kadar kolay değil. Bunu, makinada hazırladığımız halde işyerinde hepimizin elinden değişik çıkan kahvelerden ve bunlar üzerine dönen sohbetlerimizden biliyorum. "Çok iyi kahve yaptığımı" da bu sırada öğrendim. Çünkü söylediler. "Yav ben de aynı şekilde yaptım. Neden seninki gibi olmadı?" sorusuna verdiğim cevabı toparlayarak, iyi Türk kahvesi yapmanın inceliklerini şöyle sıralayabilirim:


1) Kahveyi çekirdekten taze olarak çektirin ve azar azar alın. Fazla miktarda aldığınız kahvenin tüketemediğiniz kısmı, kapak açılıp kapandıkça ve zaman geçtikçe bayatlayacaktır.

2) Hazır paketlenmiş kahve almak zorunda kalıyorsanız, paketin üzerindeki üretim tarihinin yakın, son kullanma tarihininse uzak bir tarih olmasına dikkat edin.

3) Kahve yaparken kullanacağınız suyun içme suyu olmasına özen gösterin. Çünkü klorlu veya aşırı kireçli musluk suları, kahvenizin tadını mutlaka bozar.

4) Soğuk su kullanın. Suyunuz ne kadar soğuksa, kahveniz o kadar köpüklü olur. Her bir fincan için bir  fincan su kullanın. Ancak fincanı ağzına kadar suyla doldurmayın.

5) Şeker miktarını şu ölçüyü kullanabilirsiniz: Az şekerli her bir fincan kahve için yarım küp şeker, şekerli kahve için bir tam küp şeker, çok şekerli içinse iki küp şeker kullanabilirsiniz. Şekesiz kahveye haliyle şeker konmayacaktır. 

6) Kahveyi kuru bir tatlı kaşığıyla cezveye koyun. Her bir fincan kahve için bir kahve kaşığı dolusu çekilmiş kahve kullanabilirsiniz. 

7) Kullanacağınız ölçüde şekeri ve soğuk suyu ilave ederek, ocağa koymadan önce iyice karıştırın. Şeker tamamen erisin ve kahve suyla iyice karışsın.

8) Cezveyi kısık ateşe alın. Kahve yapmak da, içmek de aceleye gelmez. Sabırlı olun. Ateş ne kadar kısık olursa, kahveniz o kadar güzel olur. Bu nedenle közle karışık külde yapılan kahvenin tadı başkadır.

9) Kahve iyice köpürüp kaynamaya yaklaştığında, cezveyi ateşten indirip, üzerindeki köpüğü kaşıkla fincanlara dağıtın. Cezveyi tekrar ateşe koyun. Kahve kaynayıp kabarırken ateşten alıp, fincanlara dağıtın. Kahveyi fincanın kenarından dökmeye özen gösterin. Böylece köpüklerinin sönmesini önlemiş olursunuz.

10) Bu şekilde hazırladığınız kahveleri su ve lokum eşliğinde sunabilirsiniz. 

İyi kahveleriniz olsun.




17 Nisan 2018 Salı

Kahveli Muhallebi (6 kişilik)

Malzemeler:
6 kedi dili (savoyer) bisküvi
1 lt süt
2,5 fincan şeker
2,5 fincan un
50 gr tereyağ
Bir kahve kaşığı instant kahve
Bir su bardağı soğuk su
Bir su bardağı kıyılmış fındık içi

Yapılışı:
Tereyağını kısık ateşte eritin. Unu ekleyip, sürekli karıştırarak hafif pembe kavurun. Sütü soğuk olarak yavaşça eklerken, bir yandan da çırpma teliyle hızlıca karıştırmayı sürdürün. Pişme süresi boyunca muhallebiyi sürekli karıştırın. Bu şekilde tencerenin dibine tutmasına engel olun.

Muhallebi göz göz olmaya başlayınca şekeri ekleyin. Tencereyi 30 sn kadar ocakta tutun. Bu sırada karıştırmayı bırakmayın. Süre sonunda tencereyi ateşten alın. Soğumaya bırakın. Soğuyan muhallebiyi mikserle 5 dk kadar çırpıp sakızlaştırın.

Muhallebiyi sunacağınız bardakların 1/3'ünü muhallebiyle doldurun. Kahveyi bir su bardağı soğuk suda eritin. Kedi dili bisküvileri 3'er parçaya bölün. Kahveli suda ıslatarak, bekletmeden dağıttığınız muhallebilerin üzerine yerleştirin. Kalan muhallebiyi bisküvileri üzerine dökün.

Kullandığınız bardakların üzerinde fındık koyacak kadar mesafe kalmsına dikkat edin. En az bir saat buzdolabında soğutun. Fındıkları süslemeyi sonraya bırakın. Sunacağınız zaman muhallebilerin üzerini kıyılmış fındıkla süsleyin.

Afiyet olsun.

Not: Bu tarif 18/04/2018 tarihinde Nefis Yemek Tarifleri Sitesi'nde yayınlanmıştır.

13 Nisan 2018 Cuma

Havuçlu Kek

Havuçlu Kek

Malzemeler:
4 orta boy yumurta (oda sıcaklığında)
1 su bardağı şeker
2 orta boy havuç renedesi
1/2 su bardağı kuru üzüm (yıkanmış, kurutulmuş)
1 su bardağı
1 fincan hindistan cevizi rendesi (isteğe bağlı)
1 fincan sıvı yağ
1 fincan yoğurt
250 gr un
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı tarçın
Yarım çay kaşığı krem tartar veya karbonat
Bir fıske tuz
Bir limon kabuğu rendesi

Yapılışı:
Unu vanilya, krem tartar (veya karbonat) ve tarçınla birlikte iki kez eleyin. Kek kalıbınızı yağlayıp unlayın. Fırınınızı 180°C'de ısınmaya bırakın.

Yumurta aklarını bir fiske tuzla, köpük gibi oluncaya kadar çırpın. Ayrı bir çırpma kabında yumurta sarılarını şekerle birlikte koyu krema kıvamında oluncaya kadar çırpın. İki yumurtayı birleştirin. Yağ ve yoğurdu ekleyerek,  yumurta aklarını söndürmeden, spatula ile katlayarak alt üst edin.

Elediğiniz unla kuru üzüm, havuç rendesi, limon kabuğu rendesi ve hindistan cevizi rendesiyle harmanlayın. Kuur malzemeleri yaş malzemelere ekleyin ve katlayarak alt üst etmeye devam edin.

Tüm malzeme eşit dağıldığında ve tamamen karıştığında, kek hamurunu parça parça alarak kek kalıbına yerleştirin. Kalıbın tabanını hafifçe tezgaha vurarak büyük hava kabarcıklarını çıkarın. Sıcak fırında 35-40 dk kadar pişirin. Fırından çıkarıp soğuttuğunuz keki ister bu şekilde sade, ister çikolata sosuyla süsleyerek servis edin.

Afiyet olsun.

12 Nisan 2018 Perşembe

Chicken Fajitas


      Chicken Fajita'yla, Sevinç Abla'nın zaman zaman hazırladığı, taco, salsa sauce, avocado sauce, chips gibi kendine has yan ürünlerle sunduğu, eşimin "Sevinç, bu akşam Meksikalı mıyız?" diye sorarak, keyifle teyit aldığı Meksika Yemekleri Sofrası'nda tanıştım. Severek yediğimiz halde, düne kadar hiç yapmamıştım. Türk usulü tavuk soteden biraz uzaklaşıp, farklı bir şeyler denemek isteyince, bu güzel yemeğin orjinal tarifini aradım. Önüme çıkan pek çok seçenekten ilkini aldım ve biraz değiştirerek uyguladım. Ortaya marul salatası ve lavaş ekmeği ile sunduğum çok güzel bir akşam yemeği çıktı. Yararlandığım tarifin orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. 

Kolay gelsin, bereketli olsun.

Malzemeler:
1 kg tavuk göğsü (jülyen doğranmış)
2 kuru soğan (jülyen doğranmış)
2 yeşil biber
2 kırmızı tatlı biber
2 yemek kaşığı ayçiçek yağı
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Bir tatlı kaşığı kimyon
Bir tatlı kaşığı köri
Bir tatlı kaşığı pul biber (isteğe bağlı)
Bir tatlı kaşığı tatlı kırmızı toz biber
Bir tatlı kaşığı kekik
1/2 tatlı kaşığı kişniş
2-3 diş rendelenmiş sarımsak
Yarım limon suyu
Tuz


Yapılışı:
Tarifinde, tavukların soğan, biberler ve ayçiçek yağı dışındaki tüm mazlzemelerle marine edilip en az bir saat buzdolabında bekletilmesi gerektiği söylense de, yeterli zaman olmayışından bu aşamayı geçmek zorunda kaldım. Yine de sonuç çok iyi oldu.

Önce sebzeleri vok tavada ayçiçek yağıyla birlikte 5 dk kadar döndürün. Sote olan sebzeleri çok öldürmeden bir kaba alın.

Aynı tavaya bu kez zeytinyağını ve tavukları alın. Diğer tüm malzemeleri de ekleyerek, tavuklar suyunu salıp çekinceye kadar, arada bir kaşıkla karıştırarak pişirin. Tavuklar suyunu çekince 5 dk daha sote edin. Ara sıra karıştırın.

Tavukların üzerine sote edilmiş sebzeleri dökerek bir kez daha karıştırın ve yemeği ocaktan alın. İster sade, ister pilavla, isterseniz dürüm yaparak afiyetle yiyin.

















10 Nisan 2018 Salı

Meyveli Kek

Benim gibi meyveli kek sevenlere, kendi bilgi ve tecrübemle geliştirdiğim nefis, yumuşacık bir meyveli kek tarifi öneriyorum. Meyveleri kuru veya yaş olarak kullanabilirsiniz. Veya benim gibi ikisini karıştırabilirsiniz.  Burada da tercih sizin zevkinize ve elinizin altındaki malzemeye bağlı. Ancak yaş meyvenin ölçüsünde dikkatli olmanız gerekiyor. Zira meyveler, kekinizin biraz daha nemli olmasına neden olur. Çamur gibi bir kek elde etmek istiyorsanız, yaş meyve miktarını abartmayın. 

Benim elimin altında kuru kayısı, kuru üzüm ve çilek vardı. O nedenle bu üçünü kullandım. Portakalım olsaydı, portakal kabuklarını da kullanmak isterdim. Onun yerine, keklerimde vazgeçmediğim limon kabuğu rendesini, bolca ve biraz da irice kullandım. Ortaya harika bir kek çıktı. Eşimden ve erkek kardeşimden de tam puan alınca, bu gün hemen paylaşmak istedim. Umarım siz de beğenirsiniz.

Burada verdiğim ölçüler ve hazırlama yöntemini, sade, fındıklı, kakaolu veya iki renkli kekler için de uygulayabilirsiniz. Bu durumda meyveleri malzeme listenizden çıkarmanız ve gerekirse yapacağınız keke uygun malzemeleri eklemeniz gerekiyor. Örneğin kakaolu yapacaksanız, iki kaşık dolusu kakao eklemelisiniz.



Malzemeler:
4 orta büyüklükte yumurta (oda sıcaklığında)
Bir su bardağı kristal toz şeker
150 gr eritilmiş tereyağı
Bir çay bardağı yoğurt
Bir çay bardağı yıkanıp doğranmış kuru kayısı
Bir çay barğağı yıkanıp kurulanmış kuru üzüm
Bir su bardağı doğranmış çilek
Bir limon kabuğu rendesi
Bir pakt vanilya
Bir çay kaşığı kabartma tozu veya yarım çay kaşığı krem tartar
Bir fıske tuz

Yapılışı:

Kek kalıbını tereyağla yağlayın. İki kaşık toz şekeri kalıba koyun ve kalıbı elinizde cevirerek şekerin kalıbın yüzeyine, özellikle taban kısmını kapatacak şekilde yayılmasını ve yapışmasını sağlayın. Bir kaşık kadar unu da aynı işlemle kek kalıbına uygulayın. böylece kek kalıbı, yağlanmış, şekerlenmiş ve unlanmış olacak.

Yumurtaların aklarıyla sarılarını ayırın. Yumurta aklarıyla şekeri, traş köpüğü oluncaya kadar birlikte çırpın. Ayrı bir çırpma kabında bu kez yumurta sarılarını bir fıske tuzla birlikte krema kıvamı alıncaya kadar çırpın.

Meyvelerinizi bir kabın içinde bir miktar unla birlikte unlayın. Unun meyvelerinizin etrafına iyice sarılmasına dikkat edin. Bu işlem sırasında artan unu kek hamuruna koymayın.

Fırınınızı 180°C'ye ayarlayarak ısıtmaya başlayın. Unu, vanilya ve kabartma tozuyla birlikte iki kez eleyin. Tüm malzemeyi, çırptığınız yumurta beyazıyla birlikte, spatula yardımıyla, zarf gibi katlayarak alt üst ederek karıştırın. Bunu yaparken tüm malzemenin homojen bir biçimde dağılmasına ve fakat yumurta aklarının sönmemesine özen gösterin.

Hazırladığınız karışımdan yine spatulayla parça parça alarak kek kalıbına aktarın. Kalıbı bir kaç kez tezgaha vurarak hem hamurun içindeki kabarcıkların sönmesine, hem de kek yüzeyinin düzgün bir hal almasına yardımcı olun.

Keki fırına sürerek, 45 dk kadar pişirin. Süre sonunda bir kürdanı keke batırıp çıkarmak yoluyla kekin pişip pişmediğini kontrol edin. Kürdan temiz çıkıyorsa, keki fırından çıkarıp soğumaya bırakın. Kirli çıkıyorsa, ısıyı 150°C'ye düşürerek, keki 10 dk daha fırında tutun.

Soğuyan keki, kalıbı ters çevirip tezgağa bir iki vurmak suretiyle kalıptan çıkarın. Kek fanusuna alarak servis yapın.

Afiyet olsun.




6 Nisan 2018 Cuma

Sema Usulü Kolay Pileli Baklava

Sema Usulü Kolay Pileli Baklava

Ceviz, tereyağı, yufka ve şerbetin muhteşem uyumu! Çok sık yemesem de, şerbetli tatlıları severim. Hele şurubu sütle hazırlanmışsa, başka bir lezzet bırakıyor insanın damağında.

Dedim ya, bazen yemek yapmaz, şiir yazarsınız. Bu tatlı da öyle oldu. Hem de bir çabuk. Plansız. Kendiliğinden. Börek mi, tatlı mı yapsam karar veremediğim hazır bir paket baklava yufkasından. Vallahi bazen açmaya değmiyor inanın. Yalnız marka seçimini iyi yapmalısınız. Çünkü bazıları nişastanın yoğunluğundan kağıt gibi kurumuş olmamasına dikkat edin. Zira kuru baklava hamuruna şekil vermek çok zor. Haa..kendiniz açmak isterseniz ne ala! Onun tarifi de burada. :))

İyi bir şey ortaya çıkarmak istiyorsanız, malzemeden kaçınmayın. Ceviziniz kırılmamış, bol ve o yılın ürünü olsun. Aksi halde ağızda acı bir tat bırakıyor. Tereyağının iyisini kullanın. Ağır olmasın. Şerbetin sütlü veya sade olması tercihini size bırakıyorum ve tarifi yazmaya geçiyorum.

Malzemeler:
Baklava için
Bir paket hazır baklava yufkası
2 su bardağı dövülmüş ceviz
200 gr tereyağı

Şerbeti İçin:
3 su bardağı şeker

3 su bardağı su
Yarım limon suyu

Yapılışı:
Şerbet için önce şeker ve suyu 15 dk kadar kaynatın. Yarım limon suyunu ekleyerek ateşten alın. Soğumaya bırakın.

Yufkalardan ikişerli gruplar alarak tezgaha yayın. İki kaşık erimiş tereyağı ve bir avuç ceviz gezdirin. Yufkayı bir kenardan katlaya katlaya pile yapın. Şekli bozmadan, yağladığınız fırın kabına yerleştirin.

Tüm yufkaları bu şekilde hazırlayıp yerleştirdikten sonra, kalan tereyağını üzerine gezdirin. Yalnızca bir kenarından yaklaşık dört parmak genişliğinde keserek bölün. Önceden ısıttığınız 180°C fırına sürüp, üzeri nar gibi kızarıncaya kadar pişirin. Fırından çıkarıp 5 dk kadar dinlendirin. Soğuk şerbeti üzerine gezdirerek dökün. Tamamen soğuduğunda sunuma hazırdır.

Artsın eksilmesin,
Taşsın dökülmesin.

Afiyet olsun.

Not: Bu tarif 18/04/2018 tarihinde Nefis Yemek Tarifleri Sitesi'nde yayınlanmıştır.

Sema Usulü Kolay Pileli Baklava

Çilek Kaplı "Tres Leches" (Üç Süt) Tatlısı

Yemek yapmak, tatlı veya tuzlu herhangi bir yiyecek hazırlamak da, bazen şiir yazmak gibi. Tüm algılarınız açık, duyularınız harekete hazır, beyninizden gelecek küçücük bir "başla!" komutunu bekler ve elinizi harekete geçirdiğinizde, gerisi gelir. O an tarife ihtiyaç duymazsınız. Sadece bildiklerinizi sevdiğiniz şekilde uygularsınız ve bir şey ortaya çıkar. Bu şekilde ortaya çıkan bir şey genellikle çok güzeldir. Hatta şaşırtıcı, hayran bıraktırıcı bile olabilir. Tıpkı benim, bu yazımın başlığına konu olan tatlı gibi. 

(Yaptıklarımı beğenmem, beğenildiğini söylemem beni kendini beğenmiş yapmaz değil mi? :))

Geçen yıl sonu Sevinç Abla ve Şaban Abi'min uzun Türkiye tatilinin bitmesine yakın, gelenek gibi benimsediğimiz üzere, tüm ailemizin ve artık ailemizin birer parçası gibi olan bir kaç yakınımızın katıldığı yemekli bir davet hazırladım. Sevinç Abla'mın da yardımı eşliğinde tüm gün yiyecekleri hazırladım. Epeyce kalabalık ve çok ca eğlenceli geçen gecede, dört çeşit olarak hazırladığım tatlılarla finali yaptık. Herşeyin çok beğenildiğini duymak, koltuklarımı kabarttı elbette. Ama ben mutfağa bir kaç kez gidip dönene kadar pileli baklavamın neredeyse ve tres lechesin tamamen bittiğini görmek,  bende belli etmemeye calıştığım bir miktar şaşkınlıkla karışık büyük bir mutluluk yarattı. 

(İşte ben öyleyim, yaptığım şeylerin sevilerek yenmesinden, hatta silinip süpürülmesinden çok memnun kalanlardanım.:)) Ruhum böyle!)
Çilek Kaplı "Tres Leches" (Üç Süt) Tatlısı

Tres Leches'in kekini, daha önce tarifini verdiğim "Osman Meyveli Trileçe" tarifindeki gibi yaptım. Sütlü sosunu ise, "triliçe" tarifinde verdiğim şekilde uyguladım. Çilek sosunu, sonbaharda buzluğa attığım, Pamukova Çilekli Köyü'nden Çağlayan Abi'min gtirdiği, tamamen organik yetişmiş, mis kokulu, harika lezzetli (öyle ki, Sevinç Abla hayatı boyunca öyle lezzetli çilek yememiş) çileklerden hazırladım. Süt, krema, kek ve çilek sosu bir araya gelince, ortaya gerçekten şiir gibi bir tatlı çıktı. 

Canım arkadaşım Nurten diyesi, "çok uzun gitmiim." :)) Önce kısaca tres lechesi anlatayım:))

Tres leches kekini belirttiğim şekilde pişirin. Sütlü, kremalı triliçe sosunu hazırlayın. Keki ters çevirip kürdanla üzerine delikler açın. Sosu üzerine gezdirerek dökün. Kekin üzerini beyaz krem şanti ile kaplayın. Buz dolabında bir-iki saat soğutun. En üste nişasta, şeker ve çilek püresiyle hazırlayıp soğuttuğunuz çilek sosunu dökün. Daha pratik bir yol denemek isterseniz, hazır çilek sosu da kullanabilirsiniz. Yüzeyini süzelttiğiiz tatlıyı servis edeceğiniz büyüklükte parçalara dilimleyin. İsterseniz yarım çilek parçalarıyla süsleyin ve tekrar buzdolabında tutun. Oldukça hafif ve iştah açıcı olan tatlınızı soğuk olarak servis yapın.

Afiyet olsun.




2 Nisan 2018 Pazartesi

Fırında Domatesli Zeynep Bigem Köftesi

Büyük yeğenim Zeynep Bigem, 14 yaşında. İki yaşında, kırmızı mantolu küçücük hali hala gözümün önünde. Ne var ki zamanı tutmak mümkün değil. Ayrıca büyüdüklerini de görmek çok güzel.

Bu yarıyıl tatili bana gelen Zeynep, "Teyze, mutfağa girip yemek yapabilir miyim? Annem çok dağıttığım için pek izin vermiyor." deyince, bana da "Ne istersen yapabilirsin." demek düştü tabii ki.


Meğer benim canım yeğenim ne marifetliymiş! Ben yaptıklarının salatayla sınırlı olduğunu sanıyordum. Aman efendim, pizza sosları, filitre kahveler, köfteler...Koltuklarım kabardı. "Annem böyle yapıyor." deyip, göz kararı malzemelerle hazırladığı köftenin tarifi aşağı yukarı şöyle:

Fırında Domatesli Zeynep Bigem Köftesi


Fırında Domatesli Zeynep Bigem Köftesi

Malzemeler:
Köfteler için:
1 kg az yağlı kıyma
2 baş orta boy rendelenmiş soğan
1 büyük dilim ufalanmış bayat ekmek
1 yumurta
2 çay kaşığı kadar karabiber
Bir demet ayıklanıp doğranmış maydanoz
İstenen miktarda tuz

Sos için:
Rendelenmiş iki iri domates
Bir fincan zeytin yağı
Bir tutam karabiber

Yapılışı:
Köfte malzemeleri iyice yoğrularak köfte hamuru elde edilir.Biraz dinlendirilirse, daha lezzetli bir hal alır.  

Fırın 200°C' de ısınmaya bırakılır. Hamurdan parçalar alınarak iri köfteler hazırlanır. Kullanılacak fırın kabına dizilir. Üzerine zeytinyağı ve karabiber gezdirilir. Domates rendesi, köftelerin üzerine döşenir. Sıcak fırında kurutulmadan pişirilir. İstenen türde garnitürle servis yapılır.

Afiyet olsun. 

:)