25 Temmuz 2017 Salı

Mürdüm Eriği Reçeli

Mürdüm Eriği Reçeli


Eskiden Trabzon Havaalanı'nın hemen üzerindeki yerleşim yeri de,  "havaalanı" olarak anılırdı. Hafızamda kalan en eski hatıraların bir kısmı bu bölgeye aittir. 

Yaşamımızın bir kesitinin geçtiği bu yer, geniş fındıklıkların, büyük bahçeli müstakil evlerin ve kenarlarını defneyle karayemiş ağaçlarının süslediği toprak yolların olduğu güzel bir yerdi. 

Deniz tertemizdi. Kıyılar bozulmamıştı. Doğa, kah çakıl taşları, kah siyah kumlarla bezenmiş, yazın çarşaf gibi denizin yaladığı, kışın deli dalgaların dövdüğü uzuun sahilleri, cömertçe sunuyordu. Buralar denize girmek için ideal yerlerdi.

Herkes bahçe yapardı. Toprak bereketli ve ürünler lezzetliydi. Mesela hatırladığım en güzel domates burada yetişirdi. Yan arsa komşumuzun yetiştirdiği ve dalından "çıt" diye koparılan domateslerin kokusu bizim eve kadar gelirdi. 

Cins olarak buradaki görselde yer alan eriklerden daha küçük, kokulu ve daha lezzetli çeşitteki mürdüm eriği ağaçları da bu bölgedeki bahçelerin ayrılmaz bir parçasıydı. Ağustosta tam olgunluğa eriştiğinden, "ağustos eruği" olarak, en güzel erik reçeli bu erikten yapıldığından, "reçel eruği" olarak da anılırdı. Hala da öyledir. Ama geçen yaklaşık 40 yıl içinde çok şey değişti. Bizim havaalanı, uluslararası trafiğe açılıp "havalimanı" oldu. Kıyılar tartışmalı bir şekilde doldurularak bölünmüş duble yollar yapıldı. Ne fındıklıklar, ne defne, ne karayemiş ağaçları, ne de mürdüm erikleri kaldı. Apartmanların aralarında sıkışmış bir kaç agaç görmek mümkün. Ama geçmişte yemyeşil olan bu araziler, ne yazık ki artık beton yığınları altında kaldı. Yok olan tarım arazilerinin cömert ve uçsuz bucaksız olan geçmiş görüntüleri  benim hatıralarımda...

Geçmişte biraz gezindikten sonra, hadi tarife geçelim! Gururla belirteyim, burada tarifini vereceğim mürdüm eriği reçelinin meyveleri, bahçemizden. Şu an henüz olgunluğa ulaşmayan eriklerin resimleriyse geçen yıla ait. Piyasada farklı erik türleri bulmaniz ve bunlarla aynı tarifi uygulamanìz mumkun.

Kolay gelsin, bereketli olsun.

Malzemeler:
Bir kg mürdüm eriği
1/2 kg toz şeker
Bir fincan su
5-6 damla limon suyu veya bir küçük parça limon tuzu
Bir silme çay kaşığı tereyağı

Yapılışı:
Erikleri yıkayarak çekirdeklerinden ay. Elma dilimi gibi 6-8 parçaya dilimlenir.

Şeker ve suyu derin bir tencereye alın. Kısık ateşte kaynamaya bırakın. Kaynayan şekere tereyağı ve erikleri atın. Kapak yarım açık olarak reçeli tekrar kaynamaya bırakın. Bu esnada başında durmak gerekir. Taşmasına izin vermeden, kaynayan tencerenin kapağını açın.

20 dk kadar pişen reçeli kontrol edin. Tahta kaşıkla suyundan az bir miktar alarak bir tabağa damlatın. Reçel kaşıktan damlarken uzuyorsa veya tabağa damlatılan reçelin suyu yoğun akışkansa, olmaya yakın demektir. O zaman limon tuzu veya limon suyu ekleyerek beş dakika daha pişirerek ocaktan alın.

Pişen reçeli tencerede bekletmeden kavanozlara alın. Zira çelik tencerede bekleyen reçel pişmeye devam eder. Hemen tüketecekseniz kavanozun kapağı açık olarak reçeli soğumaya bırakın. Soğuyunca kapakları kapatın. Hemen tüketilmeyecekse, sıcakken kapakları kapatarak kavanozları ters çevirin. Böylelikle soğuyan reçel vakumlanmış, başka bir deyişle konservelenmiş olur. Soğuyan kavanozları tekrar düz çevirip kapaklarını elinizle iyice sıkıştırın.

Reçelleriniz hazırdır.

Afiyet olsun.


Not: Burada verdiğim reçel pişirme yöntemini, elma, armut, şeftali, kayısı ve dut için de uygulayabilirsiniz.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder