15 Kasım 2017 Çarşamba

Hamsi Tava

Hamsi Tava
Eski Amerikan filmlerinden hatırlar mısınız bilmem. Bazı sahnelerde telefonla pizza istenir: "Ançuezli olsun." denir. Öğrenene kadar hep düşünürdüm, ançuez nedir acaba? Öyle havalı havalı pizza isterken, ille de istenen ançuez, meğerse bizim hamsinin tuzlanmış haliymiş! Ay çok şükür, o zamanlar sadece filmlerden tanıdığımız ve yaşamlarını gerçekten çok merak ettiğim Amerikalılarla ortak bir yanımızı bulmuş oldum.

Ülkemizde hemen herkesçe çok sevilen, bol ve nispeten ucuz olması sebebiyle pek çok sofraya girebilen hamsi, Karadeniz'in simgesi. Zeka ve kıvraklığın kaynağı. Kışın her gün yesem bıkmam demek abartılı olabilir. Ama gerçekten ben de çok seviyorum.

En fazla 10-12 cm uzunluğunda olabilen bu küçük balığı yemesi kadar temizlemekten de çok keyif alırım. Ama ayıklarken plastik eldiven kullanmakta yarar var. Aksi halde kokusunun sinmesi bir yana, ellerinizin dokusu ve rengi çok kötü oluyor.

Taze hamsiyi anlamak için bir kaç şeyi bilmek gerek. Birincisi, solungaçlarının kırmızı, gözlerinin canlı olmasına dikkat edin. Bunu artık herkes biliyordur sanırım. Diğer bir ip ucuysa, hamsinin rengiyle ilgili. Hamsinin yanları ve yanakları gümüş gibi parlak, karnı beyaz. Hamsi sudayken, sırtı yeşil renk oluyor(muş). -muş diyorum, çünkü suda hiç hamsi görmedim. Ama sudan çıkmış taze hamsinin sırtı mavi oluyor. Hamsi bayatladıkça, bu renk siyaha dönüyor. Hamsi alırken bunlara dikkat edebilirsiniz.

Hamsinin pek çok çeşitte yemeği yapılabilir. Bunlara sırayla yer vereceğim. Bunun yanında salamurasını yaparak uzun zaman saklayabilirsiniz. Bununla da değişik yiyecekler hazırlayabilirsiniz.

Malzemeler:
Bir kg temizlenmiş hamsi
Bir su bardağı mısır unu
Tuz
Kızartmak için bir fincan sıvıyağ

Yapılışı:
Temizlenmiş hamsileri bir kez daha sudan geçirin. İyice süzülmeleri için kevgirde 15 dk bekletin. Bu şekilde süzülen hamsileri tuzlayıp 10 dk da tuzu çekmesini bekleyin. Tuzlarken tuz miktarını kaçırmamaya, tuzun eşit miktarda dağılmasına ve hamsilerin ezilmemesine dikkat edin.

Hamsileri başka bir kaba alın. Mısır ununu hamsinin üzerine dökün. Elinizi kullanmadan, krep çevirir gibi hareketlerle, bir yandan da kabınızı döndürerek, mısır ununun hamsilere sarılmasını sağlayın. Bunu yaparken her ihtimale karşı tezgahın ya da lavabonun önünde olun.

Mısır unu tamamen dağıldığında, tavayı alın. Yağın üçte birini tavaya döküp dağıtın. Hamsileri, kuyrukları ortaya bakacak biçimde tavanın kenarından başlayarak dizin. Kısık ateşte bir yanını kızartın. Çok fazla ateşte tutup kurutmayın. Tavanın içine girebilecek çapta düz bir servis tabağı ya da tava kapağı yardımıyla alt üst edin. İçindeki yağın etrafa damlamaması için bunu yine lavabonun önünde ya da bir tabağın üzerinde yapabilirsiniz.

Tavaya, yağın diğer üçte birini ekleyip, diğer tarafı da kızartın. Arta kalan hamsiyi de aynı şekilde kızartın. Sıcak olarak servis yapın.

Bunun yanına bol limonlu, güzel bir soğanlı marul salatası ya da roka, kırmızı soğan ve turp çok yakışır. Sizin tercihinizi ve yorumlarınızı da öğrenmek isterim doğrusu.

Bol vitaminli, sağlıklı bir yaşam dilerim hepinize.

Sevgiler...

9 Kasım 2017 Perşembe

Haydari

Haydari
Malzemeler:
500 gr süzme yoğurt
Yarım kalıp beyaz peynir
Bir iri diş ezilmiş sarımsak
5-6 dal ince doğranmış dere otu
2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
Tuz

Yapılışı
Peyniri parmaklarınızın ucuyla ezin. Diğer tüm malzemelerle birlikte karıştırarak servis yapın. isterseniz dereotu yerine bir tatlı kaşığı kuru nane kullanabilirsiniz. Hepsi bu! :))

Afiyet olsun.

Sema Usulü Pide Üzeri Beğendili Kebap

Sema Usulü Pide Üzeri Beğendili Kebap
Hiç unutmam, 10 yaşlarındayım. En çok sevdiğim tatlı, annemin muzlu rulo pastasından artan kakaolu puding. Her seferinde bayıla bayıla yiyorum. Aynı zamanda da çok meraklıyım. Evde kimsenin olmadığı zamanlarda tuhaf şeyler denemeyi seviyorum. Aklıma ne gelirse...

Bu arada "Bir ilkokul çocuğunun evde yalnız ne işi var?" dediğinizi duyar gibiyim. Birincisi, annem bana sonsuz güvenirdi. İkincisi, korkmadan evde yalnız kalabilmek, yaşıtım tüm çocuklar için geçerliydi. Mahalle içindeki evlerimiz güvenliydi. Annemse en fazla evimize çok yakın olan pazara veya üst kat komşumuza kadar gitmişti. 

Her neyse... dedim ya, meraklı biriydim. Nereden aklıma geldi ve nasıl bağdaştırdıysam, yine yalnız olduğum bir anda, yediğim pudingin içine "biraz karabiber koysam nasıl olur?" diye bir düşünce parladı bende. Ama parlamak yeter mi? Sonucu görmek üzere aynı anda içimde beliren müthiş bir dürtüyle, fikrimi hemen eyleme dönüştürdüm. Tedbiri de elden bırakmadan, önce karabiberi pudinge birazcık serpip karıştırdım. Tadında pek bir değişiklik olmayınca, dozu biraz daha artırdım. Çünkü asıl görmek istediğim, karabiberin puding üzerindeki tam etkisiydi. 

Üçüncü dozda sanırım biraz abartmışım. Aman Allah'ım! Büööghh! Berbat bir tat! O kadar ki, tadı uzun zaman damağımdan gitmedi. O günden sonra da bir süre ne karabiber, ne de puding yiyebildim. Daha ötesi kendimi oldukça salak hissetmiştim. Salak gibi hissettiğim zamanlarda yaptıklarımdan pek bahsetmezdim. Ama delilleri yok etmek de aklıma gelmemiş demek ki, annem eve dönüp "pudingi niye ziyan ettin?" deyince, alay konusu olmayı göze alarak durumu açıklamak zorunda kaldım. 

Benim dışımda herkesin çok güldüğü benimse o zaman çok içerlediğim bu olay, şimdi çocukluk anılarımın içinde çok sevdiğim bir yerlerde duruyor. Neyse ki, bu gün daha başarılı sonuçlar elde ediyorum. :))))) 

Kebap türü şeylerin tereyağıyla buluşmasından oluşan lezzetlere çok düşkünüm. Dün hazırladığım akşam yemeği de bu düşkünlüğümün önderliğinde, fakat tamamen doğaçlama gelişen bir yemek oldu. Eve gidiş yolunda uğradığım ekmek fırınındaki taze pideleri acıkmış olan karnımın ve kabaran iştahımın etkisiyle kebabın altına dizdiğimi hayal ettim. Halbuki, buzdolabında kalan son patlıcanlar ziyan olmasınlar, biraz da özel bir şey olsun diye hünkar beğendi yapmayı düşünmüştüm. Eh hadi, eve gidince neler olacak  bakalım?!

Eve girdiğimde Şaban Abi (kayınbiraderim) ve Osman'ı salonda sohbet ederken bulunca, mutfağa girmeden önce kısa bir süre onlara katıldım. Ardından "yemekte ne var? ne zaman hazır olur?" gibi sorulara ve çocukların acıkmış ve bitkin şekilde mızıldanmalarına maruz kalmadan akşam yemeğini hazırlayabilmek üzere mutfağa daldım. Önce daha üç saat önce buzluktan çıkan ete, sonra patlıcanlara ve pidelere göz gezdirdim. Derken...

Ala! Neden olmasın? Klasik tatlara olan bağlılığımdan ayrılmadan, üzerinde biraz değişiklik yapabilirim. Böylece pidelerle hünkar beğendiyi kebap tadında bir araya getirdim. Bence tek kusuru, elimde yeterince patlıcan olmadığından, beğendisinin az olmadı oldu. Yine de ortaya çıkan sonuç beni ve herkesi memnun etti. Bundan sonra bu yemek, benim misafir sofralarımı da süsleyecek özel bir yemek olacak. Sizin de denemenizi öneririm. Pişman olmayacağınızı garanti ederek...

Mutlu ve güzel günler dilerim...

Malzemeler:
(Kebap için)
Bir kg dana kuşbaşı
1,5 su bardağı domates sosu
(veya 4 orta boy domates)
Bir orta boy soğan
Bir yemek kaşığı tereyağ
İki yemek kaşığı sıvıyağ
Bir çay kaşığı karabiber
Tuz

(Beğendi için)
6-8 patlıcan
Bir su bardağı süt
2 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri
Bir yemek kaşığı tereyağ
6-8 sivri biber (asıl tarifte yok/isteğe bağlı)
Tuz

(Pideli taban için)
2 küçük tırnak pidesi veya bazlama
2 yemek kaşığı tereyağ

Yapılışı:
Sema Usulü Pide Üzeri Beğendili KebapKebap için tüm malzemeleri düdüklü tencereye alın. Kapağını kapatarak, buhar çıkmaya başladığından itibaren kısık ateşte 20 dk pişirin. Ateşten alarak basıncın düşmesini bekleyin. Etler bu sırada pişmeye devam edecektir.

Sema Usulü Pide Üzeri Beğendili KebapBu sırada fırınınızı 200°C'ye ayarlayarak önceden ısıtın. Patlıcanları bıçakla yer yer delerek fırına verin. İçi pişinceye kadar bir nevi közleyin. Fırından alın. Elinizi yakmayacak kadar soğuduğunda, diplerinden başlayarak kabuklarını soyun. Tahtanın üzerinde ince doğrayarak kenara alın.
Sema Usulü Pide Üzeri Beğendili Kebap
Kullanacaksanız, biberleri temizleyip doğrayın. Bir kaşık sıvı yağda kavurun veya kızartın.

Beğendi için tereyağını eritin ve unu hafif sararıncaya kadar kaşıkla döndürerek kavurun. Sütü yavaş yavaş ekleyerek hızlıca çırpın. Göz göz olunca patlıcanları, tuzu ve kaşar peyniri ekleyip, peynir eriyinceye kadar karıştırın. Ateşten alın. İsterseniz biberleri de ekleyip bir kez daha karıştırın.

Pideleri bir parmak kalınlığında kareler şeklinde doğrayın. Erittiğiniz tereyağıyla, tava hala ateşin üzerindeyken harmanlayın. Kullanacağınız servis sunum kabının tabanına yayın. Sıcak fırının içinde hazır bekletin.

Düdüklü tencerenin kapağını açarak kontrol edin. Etlerin pişmiş ve içinden bir, bir buçuk bardak kadar su olması gerekir. Suyu fazlaysa, kapak açık olarak ateşte tıkırdatın.
Sema Usulü Pide Üzeri Beğendili Kebap
Servis kabını fırından alıp pidelerin üzerine beğendiyi yayın. En üste sıcak kebabı döküp, onu da yayın. İşte "Sema Usulü Pide Üzeri Beğendili Kebap" hazır.

Afiyet olsun!
  





8 Kasım 2017 Çarşamba

Tereyağı Soslu Elmalı Kek

Tereyağ Soslu Elmalı KekUzun zamandır ailemizdeki hanımlarla bir araya gelemiyorduk. Hep birlikte gülüp eğlenmeyi çok özlemiştim. Türkiye'ye tatile gelen eltim Sevinç Abla hazır bendeyken, eşlerimiz de yokken, fırsatı değerlendirdik. Sevinç Abla'nın çok sık yaptığı elmalı keki yapmak istedim. Onun kullandığı tarif yanında olmayınca, hemen kısa bir araştırmayla bir tarif buluverdi. "Apple Dapple Cake" olarak adlandırılan kekin İngilizce tarifinin yer aldığı siteye buradan erişebilirsiniz. 

Birlikte yaptığımız ama daha çok Sevinç Abla'yla elinden çıkan kek, çayın yanında kapış kapış gitti. İçindeki yağ ve şeker oranının yüksekliği her ne kadar benim beslenme anlayışıma ters olsa da, lezzetinin beni bile baştan çıkardığını itiraf etmeliyim. İlk defa denemiş olduğum kekin içindeki yağ ve şeker miktarı yarıya, un miktarı ise 2,5 su bardağına düşürülebilir diye düşünüyorum. Bir dahakine bu şekilde denemek istiyorum ve "kilolara dikkat!" diyerek tarifi veriyorum. 


Tereyağ Soslu Elmalı Kek
Tereyağı Sosu
Malzemeler:
(Kek hamuru için)
3 Yumurta
Bir su bardağı sıvıyağ
2 su bardağı toz şeker
3 su bardağı un
Bir paket vanilya
Bir çay kaşığı tuz
İki su bardağı küp doğranmış elma (kabuksuz)
Bir su bardağı doğranmış ceviz

(Sosu için)
Bir su bardağı tereyağ
Tereyağ Soslu Elmalı Kek
Sos Dökülen Kekin Kalıptaki Hali
Bir su bardağı esmer şeker
1/4 (dörtte bir) su bardağı süt

Yapılışı:
Kalıbınızı yağlayın. Fırınınızı 175°C'ye ayarlayıp ısıtmaya başlayın. Unu, tuzu ve kabartma tozunu birlikte eleyin. Yumurta, sıvıyağ, şeker ve vanilyayı birlikte 5 dk çırpın. Unlu karışımı ekleyip karıştırın. Son olarak doğranmış elmaları ve cevizleri ekleyip karın. Hazır olan kek hamurunu kalıba boşaltıp fırına verin.  Bir saat pişirin.

Keki çıkarmadan önce, pişmesine yakın, sos için gerekli tereyağ, esmer şeker ve sütü sos tenceresine alıp hazır bekletin. Keki çıkarmadan beş dk önce orta hararetli ateşte 3 dk, malzemeler eriyip karışana kadar, ara sıra karıştırarak pişirin. 3 dk sonunda ateşten alın.

Keki fırından çıkarın. Daha kalıptayken ve sıcakken bıçağı kenarında gezdirin, üzerine batırarak delikler açın. Sıcak sosun kalıptaki sıcak kekin üzerine dökün. Bir saat bu şekilde soğumaya bırakın. Soğuyunca kalıptan çıkarıp servis tabağına alın.

Afiyet olsun.



2 Kasım 2017 Perşembe

Kek Kalıbında Haşhaşlı Çörek

Kek kalıbında Haşhaşlı Çörek
Paskalya çöreğinin hamuru çok olunca, "kek kalıbında poğaça" modasına uyup bir kısmını da kek kalıbında haşhaşlı çörek yaptım. Hamur, içindeki mayadan ve yoğun yumurtadan dolayı zaten çok kabaran bir hamur. Bir de kek kalıbına girince, hacmi ilk hamurun neredeyse beş katı oldu. Paskalya hamurunun şekerli tadıyla haşhaşın beraberliğini çocuklar beğenmese de, sonuç benim hoşuma gitti. Bir dahaki sefer Annemin Kıymalı Poğaçasını denemek istiyorum.

Siz de istediğiniz çeşitte bir poğaça ya da açma hamurunu, hatta ekmek hamurunu dilediğiniz gibi işleyerek kek kalıbında pişirebilirsiniz. Her yandan ısı aldığı için biraz daha kabaran, içi daha yoğun poğaça ve ekmekler elde edebilirsiniz. 

Kek kalıbında Haşhaşlı Çörek
Kek kalıbında Haşhaşlı Çörek
Kek kalıbında Haşhaşlı Çörek
Kek kalıbında Haşhaşlı Çörek